2019 HİÇ KİMSE
29 Kasım 2018 Perşembe
22 ARALIK CUMARTESİ / SAAT: 20: 30
Kasvetli, sulu zırtlak ilahiler çınladıkça insan olmak cennet ve cehennem arasında sıkışıp kaldı.
Gittiğiniz bütün kurslar, bütün okullar işe yaramadı. Tanrı’nın yarattığı insanı kendi yarattığınız Tanrı’nın kanında boğdunuz. Eş tanrılar doldurdu dünyayı. Kalabalık önce Tanrı’yı öldürdü,Sonra insanı katletti.Mezarlıklar doldu boşaldı, boşaldı boşaldı doldu- boşaldı doldu Camiler kiliseler sinagoglar boşaldı boşaldı doldu.ı
''Hiç Kimse'' adlı sarsıcı oyun Bostancı Beyaz Sanat Merkezi'nde...
İLETİŞİM: 0216 969 38 23
11 Nisan 2018 Çarşamba
'Hiç Kimse' veya Herkes…
Devr-i Âlem Oyuncularını Öteki İnsan oyunu ile keşfetmiş ve takip etmem gereken ekipler arasında olduğuna karar vermiştim. Öyle yapıp 'Hiç Kimse' adlı oyunlarına da gittim.
Hiç Kimse; şair, yazar ve Edebiyat Öğretmeni Adnan Büyükbaş’ın aynı adlı romanından Tanya Aksu Gökdeniz’in tiyatroya adapte edip yönettiği bir oyun. Hiç Kimse, çok rahat okunan, akıcı bir üslupla yazılmış, sosyolojik problemlerin insan psikolojisine tesir eden yanlarını dile getiren, bu problemlerle ilgili olarak derinlemesine sancı çekmeye ve düşünmeye sevk eden güzel bir eserdir. Roman, bir gün içinde okunabilecek bir kitaptır. Çünkü Hiç Kimse, sadece bir roman değil, adeta şiir yönü daha ağır basan düz bir yazı gibi. Bu sebeple de rahatça ve kolaylıkla okunabilecek bir eserdir. Tavsiyem odur ki oyuna gidecek olursanız, öncesinde muhakkak romanı edinip okumanız…
Modernitenin keşmekeşini, kapitalizmin dayatmalarını, emperyalizmin oyunlarını, aile ve toplum baskısını, mahalle ve akraba dedikodularını, çocuktan beklentileri, aileye yüklenen anlamları, ilkeler-inançlar-ideolojiler konusundaki ikiyüzlülükleri, metropol stresini, İstanbul’un karmaşasını ele alan oyun genel manada toplumun bunalımlarını, çarpıklıklarını, kavgalarını yüzümüze vuruyor. Bu yüze vurum esnasında da toplumun her kişisine atıfta bulunuyor:
“Müthiş bir üçkâğıtçılık yapıyoruz kendi kendimize, İğrenç bir soytarı var aynadaki yansımamızda…” diyerek…
Hiç Kimse’yi oyunlaştıran ve yöneten Tanya Aksu Gökdeniz, romana çoğunlukla sadık kalmış. Oyunda çok söz olmasına rağmen, yönetmen oyunun devamlı diri tutmasını bilmiş. Seyircinin bir an sıkılacağı ve gözünü sahneden ayıracağı bir boşluk bırakmamış. İzleyenlere devamlı bir tempo içinde olacağı ve beyin jimnastiği yaptıracağı açmazlar var sahnede. Yarattığı atmosfer, bizi sadece bir hastane odasına hapsetmiyor, aynı zamanda kişiyi adeta iç dünyasını gösteren bir dehlize sokuyor. Öte yandan da bir ev ortamında insana kendi kendine bir konuşma yapıyormuş duygusunu yaşatıyor.
Yönetmen, aynı zamanda Doktor Zeynep rolüne de hayat veriyor. Zeynep’in Erkut’la görüşmelere ilk başladığı zamanlarda sergilediği ve standart kıstaslara göre normal diye değerlendirilen davranışları ile Erkut’la diyaloğa girdikçe gösterdiği tavırları değişiklik gösteriyor. Tanya Aksu Gökdeniz’in bu değişimin ibresini çok dengeli bir biçimde ve bir o kadar da kademe kademe tırmandırması takdire şayan. Ancak bazı dönüşümlerin ve uyanışların, daha doğru bir deyişle, Zeynep’in bazı durumları fark edişlerinin altını çizmek maksadıyla, mimiklerini fazlaca keskinleştirmesi göze batıyordu.,

Erkut rolünü canlandıran Hasan Fehmi Gökdeniz, oyunculuğuyla sahnede büyüdükçe büyüyor ve oyunun temposunun yükse olmasını sağlıyor. Seyirciyle neredeyse hiç irtibatı yok ancak izleyeni o kadar oyunun içine çekiyor ki adeta bizlerle konuşuyor gibiydi. Hatta neredeyse ara ara oyun kişisiymişçesine ben de konuşmaya dâhil olmak istiyordum. Bu da oyuncunun inandırıcılığını gösteren en bariz yönü. Vücut plastiğini harika kullanıyordu; zorlanabileceğini düşündüğüm hareketlerin bile üstesinden gelmesini biliyordu.
Oyunu etkileyici kılan yardımcı unsurlar elbette dekor, kostüm ve müzikler. Metindeki sahici dünyayı çok yönlü şekilde izleyicilere aktaran ve tek kelimeyle her santimine hayran kaldığım, oyundan sonra da gidip incelemek istediğim dekorlar ve kişilerin kimliklerine göre tasarlanmış kostümler Harika Derya Erten’e, oyundaki gizemi, gerilimi, sorgu girdabını, yer yer çocuksuluğu, kısacası her anı bizlere tattıran müzikler ise Vurgun Deniz’e ait.
Devr-i Âlem Oyuncularını görmek isterseniz, yerleşik sahneleri olan Bostancı Beyaz Sanat Merkezinin takvimi takip edebilirsiniz.
“Müthiş bir üçkâğıtçılık yapıyoruz kendi kendimize, İğrenç bir soytarı var aynadaki yansımamızda…” diyerek…
Hiç Kimse’yi oyunlaştıran ve yöneten Tanya Aksu Gökdeniz, romana çoğunlukla sadık kalmış. Oyunda çok söz olmasına rağmen, yönetmen oyunun devamlı diri tutmasını bilmiş. Seyircinin bir an sıkılacağı ve gözünü sahneden ayıracağı bir boşluk bırakmamış. İzleyenlere devamlı bir tempo içinde olacağı ve beyin jimnastiği yaptıracağı açmazlar var sahnede. Yarattığı atmosfer, bizi sadece bir hastane odasına hapsetmiyor, aynı zamanda kişiyi adeta iç dünyasını gösteren bir dehlize sokuyor. Öte yandan da bir ev ortamında insana kendi kendine bir konuşma yapıyormuş duygusunu yaşatıyor.
Yönetmen, aynı zamanda Doktor Zeynep rolüne de hayat veriyor. Zeynep’in Erkut’la görüşmelere ilk başladığı zamanlarda sergilediği ve standart kıstaslara göre normal diye değerlendirilen davranışları ile Erkut’la diyaloğa girdikçe gösterdiği tavırları değişiklik gösteriyor. Tanya Aksu Gökdeniz’in bu değişimin ibresini çok dengeli bir biçimde ve bir o kadar da kademe kademe tırmandırması takdire şayan. Ancak bazı dönüşümlerin ve uyanışların, daha doğru bir deyişle, Zeynep’in bazı durumları fark edişlerinin altını çizmek maksadıyla, mimiklerini fazlaca keskinleştirmesi göze batıyordu.,

Erkut rolünü canlandıran Hasan Fehmi Gökdeniz, oyunculuğuyla sahnede büyüdükçe büyüyor ve oyunun temposunun yükse olmasını sağlıyor. Seyirciyle neredeyse hiç irtibatı yok ancak izleyeni o kadar oyunun içine çekiyor ki adeta bizlerle konuşuyor gibiydi. Hatta neredeyse ara ara oyun kişisiymişçesine ben de konuşmaya dâhil olmak istiyordum. Bu da oyuncunun inandırıcılığını gösteren en bariz yönü. Vücut plastiğini harika kullanıyordu; zorlanabileceğini düşündüğüm hareketlerin bile üstesinden gelmesini biliyordu.
Oyunu etkileyici kılan yardımcı unsurlar elbette dekor, kostüm ve müzikler. Metindeki sahici dünyayı çok yönlü şekilde izleyicilere aktaran ve tek kelimeyle her santimine hayran kaldığım, oyundan sonra da gidip incelemek istediğim dekorlar ve kişilerin kimliklerine göre tasarlanmış kostümler Harika Derya Erten’e, oyundaki gizemi, gerilimi, sorgu girdabını, yer yer çocuksuluğu, kısacası her anı bizlere tattıran müzikler ise Vurgun Deniz’e ait.
Devr-i Âlem Oyuncularını görmek isterseniz, yerleşik sahneleri olan Bostancı Beyaz Sanat Merkezinin takvimi takip edebilirsiniz.

25 Şubat 2018 Pazar
Hasan Can Türkkanı'nın yönettiği, başrollerini Efsun Akkurt
ve Hazal Altıntaş'ın paylaştığı Devr-i Alem Oyuncuları'nın
kadın-erkek ilişkini konu alan yeni tiyatro oyunu "Öteki İnsan
" 28 Şubat Çarşamba günü saat 20.30'da Bostancı -
Beyaz Sanat Merkezi'nde
Biletler tiyatrolar.com.tr ve Gişede...
tiyatrolar.com.tr/tiyatro/
Whatsapp rezervasyon telefon numarası: 05376228598
31 Ekim 2017 Salı
EĞİTİMİN PORNOGRAFİSİ
‘‘Ben yasal kurallara anlamlı oldukları sürece tam olarak uyarım
ama aşılmışlarsa ya da anlamsızlarsa onlarla mücadele ederim’’
William Reich
Geçmiş zamanlardaki bilgi, çok zor bulunan ve etrafına iletişim araçları ile
yayılmasının kolay olmadığı, günümüz dünyasının gerisindeydi. Bu nedenle
insan mühendisine duyulan ihtiyaç iki katıydı. Bir çocuk, bilgiye duyulan
insan mühendisine duyulan ihtiyaç iki katıydı. Bir çocuk, bilgiye duyulan
açlığını gidermeye çalışırken, yalnız başına nefes alamaz, mutlak bir bilene
danışıp, uzun bir eğitimin ardından kendi yolunu çizmeye çalışırdı.
15 Ekim 2017 Pazar
KASIM 2017 ETKİNLİK PROGRAMI

03 kasım Cuma
Saat 20 30-ÖTEKİ İNSAN- BOMONTİ PARK AVM ALTERNATİF SAHNE
12 Kasım Pazar
Saat:19 30 -HİÇ KİMSE-BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ /KADIKÖY
18 kasım Cumartesi
Saat 20 30 -HİÇ KİMSE-BOMONTİ PARK AVM ALTERNATİF SAHNE
25 kasım Cumartesi
Saat: 20 30 - ÖTEKİ İNSAN-BOMONTİ PARK AVM ALTERNATİF SAHNE
İLETİŞİM NO :0542 629 39 87/0535 683 08 17
13 Eylül 2017 Çarşamba
Amerika’da Feminist Tiyatro
HAZAL ALTINTAŞ
Amerika’da Feminist Tiyatro
Özet
Kadın, yaşam alanının her noktasında, ataerkil
düşüncenin getirdiği toplumsal ayrımcılığa maruz bırakılarak, yaşamın bastırılmış
unsuru haline geldi. Eril baskının, kendi otoriter kimliği üzerinden kadını ikinci
plana ittiği bu baskıcı tutum; zayıf, muhtaç, kurban ve hükmedilen imgesi ile kadını
değersizleştirdi. Fakat zaman içinde yaşanan değişimler ve bununla beraber ilerleyen
yenilikler, kadını; kendi kimliğini bulma ve yeni bir bilinçlenmeye sürükledi.
Bana hiç kimse diyebilir misiniz?
İşte muvazenesiz ben… Muvazeneli olsam da değişen bir şey
olmayacak hayatımda...
İşte muvazenesiz ben… Muvazeneli olsam da değişen bir şey
olmayacak hayatımda...
Cumhuriyet Mahallesi
Kazım Orbay Caddesi No:3B- Bomonti Park No: 207 Şişli / İSTANBUL// biletix // gişe//
http://www.biletix.com/ etkinlik/UA803/TURKIYE/tr
http://www.biletix.com/
HİPNOZCU
İşçi olarak yaşayan
Boris ve Nadya yoğun mesai gerektiren bir işte çalışmaktadırlar. Hiç bir lüksü
olmayan çift az miktarda para biriktirmiştir. Boris parayı eşi Nadya’dan saklar
ve sakladığı yeri hatırlayamaz. Nadya Boris’in parayı sakladığı yeri
hatırlaması için eve hipnozcu çağırır. Paranın var olma
sorunsalı ile çiftin bozulan ilişki biçimi şiddete yönelir. Hipnozcu tartışan
çifti aynı anda hipnoz ederek hafızalarını siler, sevgi telkininde bulunur.
Dünya savaşlarına sebep olan ve hak ettiği parayı da bırakarak evden ayrılır.
Para sorunsalı ve
birçok değerin hayattan sürülmüşlüğünü deneyimleyen insanoğlunun sıkışmışlığı
aile ve toplum yapısında birçok etkiler bırakmaya devam edecektir.
OYUNUN TÜRÜ: KOMEDİ- 2
PERDE
YAZAN: Wassılıy
Sıgaryov
ÇEVİREN: Savaş mutlu
YÖNETEN: Tanya Aksu
Gökdeniz
MÜZİK: Vurgun Deniz
OYUNCULAR: Tanya Aksu
Gökdeniz
Hasan Fehmi Gökdeniz
Hasan can Türkkanı
HİÇ KİMSE ...
06 OCAK CUMA- Bomonti Park A.V.M Alternatif Sahne'de! Biletler biletix ve Gişe'de. Tıklahttp://www.biletix.com/ etkinlik/UA801/TURKIYE/tr
06 OCAK CUMA- Bomonti Park A.V.M Alternatif Sahne'de! Biletler biletix ve Gişe'de. Tıklahttp://www.biletix.com/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















